-아/어 달라고

Birinden Bir Şey Yapmasını İstemek

Seviye 3Okunuşu a eo dallago

Bir iyilik isteğini, 'biri benden ... yapmamı istedi' gibi aktarır.

Nasıl çalışır

Bu yapı, ricayı aktarmak için kullanılan özel bir dolaylı alıntı biçimidir. Bir fiilin '-아/어' hali ile '달라고 하다' ifadesinin birleştirilmesiyle oluşur.

Yapı: Fiil Kökü + -아/어 + 달라고 하다

Bu dil bilgisi iki kavramın birleşimidir:

  • -아/어 주다: Birinin yararına bir eylem yapma kalıbı.
  • -라고: Emir ve ricalar için kullanılan dolaylı alıntı parçacığı.

Biri sizden kendi yararına doğrudan '-아/어 주세요' (Lütfen benim için ... yapın) diyerek bir ricada bulunduğunda, bu ricayı '-아/어 달라고 하다' ile aktarırsınız. '달라' kısmı, iyiliğin özellikle asıl konuşmacının yararına istendiğini belirtir.

Çekim Kuralları:
Çekim, standart -아/어 kurallarını takip eder:

  • Fiil kökünün son ünlüsü ㅏ veya ㅗ ise, -아 달라고 eklenir.
    Örnek: 가다 (gitmek) → 가 달라고 (gitmemi istedi)
  • Fiil kökünün son ünlüsü başka bir şeyse, -어 달라고 eklenir.
    Örnek: 읽다 (okumak) → 읽어 달라고 (okumamı istedi)
  • 하다 fiilleri için 해 달라고 olur.
    Örnek: 요리하다 (yemek pişirmek) → 요리해 달라고 (yemek pişirmemi istedi)

Önemli Ayrım: -아/어 달라고 vs. -아/어 주라고
Bu önemli bir noktadır.

  • -아/어 달라고: Eylemin asıl isteyene yarar sağladığı bir ricayı aktarırken kullanılır.
    Örnek: 친구가 도와달라고 했어요. (Arkadaşım ona yardım etmemi istedi.)
  • -아/어 주라고: Üçüncü bir kişiye yardım edilmesi için yapılan bir ricayı aktarırken kullanılır.
    Örnek: 선생님이 저에게 지수를 도와주라고 하셨어요. (Öğretmen benden Jisu'ya yardım etmemi istedi.)

Örnekler (5)

  1. 친구가 숙제를 좀 도와달라고 했어요.

    My friend asked me to help her with the homework.

    Kelime kelime: Arkadaşım ödev konusunda ona yardım etmemi istedi.

  2. 동생이 배고프다면서 밥을 차려 달라고 졸랐어요.

    My little sibling, saying they were hungry, pestered me to prepare a meal for them.

    Kelime kelime: Küçük kardeşim aç olduğunu söyleyerek ona yemek hazırlamam için ısrar etti.

  3. 아이가 장난감을 사 달라고 울었어요.

    The child cried, asking me to buy them a toy.

    Kelime kelime: Çocuk ona oyuncak almamı isteyerek ağladı.

  4. 사장님께서 이 서류를 복사해 달라고 하셨어요.

    The boss asked me to copy these documents.

    Kelime kelime: Patron bu belgeleri kopyalamamı istedi.

    Bu örnek, resmi bir iş ortamında onursal fiil olan 하셨어요 ile kullanılan yapıyı göstermektedir.

  5. 할머니가 무거우니까 짐을 들어 달라고 부탁하셨어요.

    Grandma, saying it was heavy, requested that I carry the luggage for her.

    Kelime kelime: Büyükanne ağır olduğunu söyleyerek valizi onun için taşımamı rica etti.

    Burada, bu yapıyla çok yaygın kullanılan '하다' (yapmak/söylemek) yerine '부탁하다' (rica etmek) fiili kullanılmıştır.

Sık yapılan hatalar

  • -아/어 달라고 ile -아/어 주라고 ifadelerini karıştırmak.

    엄마가 오빠에게 저를 도와달라고 했어요.
    엄마가 오빠에게 저를 도와주라고 했어요.

    -아/어 달라고, ricayı yapan kişi aynı zamanda eylemden yararlanacak kişi olduğunda kullanılır. Örnekte anne (isteyen kişi) oğlundan üçüncü bir kişiye (bana) yardım etmesini istiyor. Bu nedenle, iyilik isteyen kişiden başkasına yönlendirildiği için -아/어 주라고 kullanımı doğrudur.

Nasıl bağlanır

Önce bunu öğrenin

Bu kalıptaki kelimeler

-아 달다-어 달다달다